Memur-Sen Şanlıurfa İl Başkanı İbrahim Coşkun 1 Mayıs İşçi Bayramı ve Ramazan Bayramı'nı yayımladığı mesaj ile kutladı.
Yapay zeka çabaları dahil ülke gündemindeki konulara değinen Başkan Coşkun mesajında şu ifadelere yer verdi:
"Emeğin değerini korumak, dayanışmanın gücünü artırmak, ekmeğimizi çoğaltmak ve hakça paylaşmak için kurucumuz Mehmet Akif İnan’ın önderliğinde başlayan “soylu mücadelemizi” yeni ufuklara taşıyan Memur-Sen’li dava arkadaşlarımızın, kamu görevlilerimizin, işçilerimizin, işsizlerimizin ve tüm emeklilerimizin 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü kutluyoruz.
Virüsün insana, hayata ve imkânlara dair olumsuz etkilerini en aza indirmek için hayatları pahasına görev yapan, mücadele eden başta sağlık çalışanlarımız olmak üzere herkese şükranlarımızı sunuyor, vefat edenleri rahmetle anıyoruz.
Evrensel bir umutla yüreğimizin dolduğu, insan emeğinin oruçla bir kez daha kutsandığı, bereketin yağmur gibi üzerimize yağdığı bu mübarek günde, tüm İslam âleminin Ramazan ayını ve yarın kavuşacağımız Ramazan bayramını şimdiden tebrik ediyoruz.
'ALIN TERİNİ DEĞERSİZLEŞTİREN ANLAYIŞI KABUL ETMİYORUZ'
Üretimin vazgeçilmez bileşeni insan ve onun emeğidir. İnsana dair olanı en değerli gören medeniyet kültürünün fertleri olarak; insan emeğinin, hakkının ve onurunun yok sayılmasının demokrasinin, özgürlüklerin, hukukun, ekonominin ve devletin yok sayılması demek olduğu bilincinde olan, insanı ve emeği nesneleştiren, alın terini değersizleştiren hiçbir anlayışı kabul etmiyoruz.
Emeğin sermayeden güçlü olduğunu yineliyor, insan onuruna saldıran emperyalist düşkünlüğe, insani değerleri ayaklar altına alan kapitalist düzene, insanı ve onun emeğini ötekileştiren iktisadi düşüncelere son vermek için inançla ve dirençle soylu mücadelemizi sürdürüyoruz.
Sermayeyi değil kamu görevlileri ve işçilerinin refahını esas alan, sömürüye karşı kamu görevlilerinin ve çalışanların haklarını koruyan, büyüme ve refahını çalışanlarıyla paylaşan ve onların yararını önemseyen toplumsal düzenin öncelenmesini istiyoruz.
Dünyanın birçok yerinde sendikal hakların doğrudan yasaklar, kısıtlamalar, şiddet ve yıldırma yoluyla ihlal edilmeye devam edildiği bu süreçte, sendikal haklara yönelik bu saldırıların evrensel demokrasiye, emeğin güçlenmesine ve bunun neticesinde toplumsal kalkınmaya yönelik birer saldırı olduğu idrakiyle karşı duruyoruz.
İstikrarlı ekonomik büyümeyi, çevresel duyarlılığı, sosyal adaleti ve hukukun üstünlüğünü uyumlu bir şekilde birleştirmeyi başarabilen, gelecek nesillerin refahını da gözeterek istihdam yaratan, yoksulluğu azaltan ve adil gelir dağılımını sağlayan sürdürülebilir kalkınmayı önemsiyoruz, önceliyoruz.
Dünyanın neresinde olursa olsun, kim olduğuna kimden yana olduğuna bakmaksızın açlık çekenlerin, açıkta olanların ve zulüm görenlerin ayağa kalkması için onlara hep birlikte el uzatalım diyoruz.
'İNSANLARI KATLEDEN ZALİMLERİN KARŞISINDAYIZ'
Filistin’den, Doğu Türkistan’lı Müslüman Uygurlara, Suriye’den Arakan’lı Rohingya Müslümanlarına, Keşmir’e, Mısır’a, Yemen’e kadar dünyanın farklı bölgelerinde ve ülkelerinde insanlığı yok eden, insanları katleden zalimlerin karşısında duruyoruz.
Tüm insanlığı; dünyayı kaosa, savaşa sürükleyenlerin, sömürüden geçinenlerin, şiddet yoluyla güç elde etmeye çalışanların karşısında durmaya, Ukrayna ve Rusya arasındaki savaş dahil olmak üzere tüm savaşların son bulması için birlik olmaya, savaştan etkilenen masum ve mazlum sığınmacıların evlerine dönebilmesi için kalıcı barış ikliminin sağlamasına katkı sunmaya çağırıyoruz.
'IRKÇI SALDIRILARI KINIYORUZ'
İslam Dinini hedef alan, Müslümanlara karşı öfke ve nefreti artırmaya yönelik 'islamofobik' eylemleri gerçekleştiren anlayışı ve insanlık suçunu oluşturan bu ırkçı saldırıları kınıyoruz.
Terörü destekleyenlere, terörden medet umanlara karşı tavizsiz tutumumuzdan vazgeçmeyerek, Ülkemizin her karış toprağında huzurun ve refahın hâkim olması için sürdürülen mücadeleyi ve kararlılığı sarsılmaz bir biçimde destekliyoruz.
İnsana yakışır iş ve çalışma koşullarının oluşturulması amacıyla Avrupa Sosyal Şartına konulan çekincelerin kaldırılmasını, ILO’nun Toplu Pazarlık Sözleşmesi, Şiddet ve Tacizin Ortadan Kaldırılmasına ilişkin Sözleşme gibi henüz onaylanmayan sözleşmelerinin Ülkemizce birbir an önce onaylanmasını bekliyoruz.
Saygın iş ve insan onuruna yakışır ücret için iş güvencemize saygı duyulmasını, güvencesiz kamu görevlisi ayıbının son bulmasını, her siyasi tablo değiştiğinde kamu görevlilerinin ekmekleriyle oynanmamasını, baskıya, mobinge ve sürgünlere maruz kalmamaları için bütün kamu görevlilerinin kadroyla buluşmasını istiyor, emekçi kardeşlerimize verilen ‘namus sözleri’ni unutmadığımızı bir kez daha hatırlatıyoruz.
'YAPAY ZEKAY ÇABALARINA SESSİZ KALMAYACAĞIZ'
İnsan aklını değersizleştiren yapay zekâ söylem ve çabalarına sessiz kalmayacağımızı duyuruyor, endüstri 4.0 veya 5.0 gibi kavramlar üreterek emeğin gereksiz olduğunu iddia edenlere karşı çalışma alanlarımızı terk etmiyoruz.
Milli iradeye yönelen vesayetin her türlüsüne karşı olmaktan vazgeçmiyor; ihanete, işgale ve darbe girişimlerine karşı her an hazır olduğumuzu güçlü bir sesle tekrarlıyoruz.
'Özgür birey, demokratik devlet, sivil toplum' hedefiyle bizi biz yapan değerlerin ışığında, insan onurunu esas alan, vesayete kapılarını kapatan, özgürlükçü, sivil, demokratik sosyal hukuk devletini gerçek anlamıyla hayata geçiren, hiç kimseyi ötekileştirmeyen, din ve vicdan özgürlüğü ile düşünce ve kanaat hürriyetini 'insanı yaşat ki devlet yaşasın' anlayışıyla kullanabilmeyi mümkün kılan, kamu görevlilerinin iş güvencesini koruyan, grev ve siyaset hakkını teminat altına alan, yeni anayasanın yapımı için beklenmesin diyoruz."
SENDİKANIN TALEPLERİ
Başkan Coşkun sendikalarının talep ve önerilerini şöyle sıraladı:
"Büyük ve güçlü Türkiye’nin inşası sürecinde sorumluluk almayı milli bir görev kabul eden ülkemizin en büyük Konfederasyonu Memur-Sen olarak;
BİHA
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz!